11 Mart 2013 Pazartesi

5 GÜNDE İNGİLİZCE

5 günde İngilizce programı ile İngilizce öğrenme kolaylığı ve öğrenme garantisi.İngilizcenin önemini artırması İngilizce öğrenmek isteyen insan sayısını da artırmıştır. İnsanlar zaman kaybetmeden İngilizce öğrenmeye çalışmaktadır. Bunun için de kısa zamanda İngilizce öğreten programları son zamanlarda yoğun bir ilgi vardır ki 5 günde İngilizce programı da bu ilgiye fazlasıyla maruz kalmıştır.

5 günde İngilizce programı Türkiye’ye getirilen ilk kısa zamanlı dil programıdır. Sayısız insan 5 günde İngilizce programı ile İngilizce öğrenmiştir. 5 günde İngilizce programı ile programın adın da anlaşılacağı gibi dil öğrenme 5 gün içerisinde gerçekleşmektedir. İlk zamanlar, yani 5 günde İngilizce programı 2001 yılında Alta Eğitim Danışmalık tarafından Türkiye’ye getirildiğinde 5 günde İngilizce öğrenme fikrine birçok insan oldukça temkinli yaklaşmıştır. Fakat 5 günde İngilizce programına katılanların bu süre içerisinde İngilizceyi öğrenmesi diğer insanların da programa ilgi duymasına neden olmuştur. 5 günde İngilizce programı İngilizce öğrenilmesini garanti eden bir programdır. 5 günde İngilizce programına katılan herkese değişik seviyelerde İngilizce öğrenilmesini garanti etmektedir. Burada önemli olan kişinin başlangıçta ne seviyede İngilizce bildiğidir. Hiç İngilizce bilmeyen insanlar da 5 günde İngilizce programı ile basit şekilde İngilizce öğrenerek konuşmaya başlamaktadır. İngilizcesini çok iyi duruma getirmek isteyen bireyler, 5 günde İngilizce programına birden fazla kez katılmaktadır. Tabii burada önemli olan kişinin İngilizce öğrenmekteki amacıdır. Birey örneğin yurtdışındaki fuarları gezmek istiyorsa 5 günde İngilizce programına bir kez katılması yeterli olacaktır. Fakat birey İngilizceyi dört dörtlük öğrenmek istiyorsa programa birden fazla kez katılmalıdır.
5 günde İngilizce programı İngilizce öğrenme garantisi verdiği için çok insanın dikkatini çekmiştir. Özellikle İngilizce kursuna gitmeye vakit bulamayanlar ya da İngilizce kursuna gitmesine karşın İngilizce öğrenemeyenler 5 günde İngilizce programını sıklıkla tercih etmektedir. İngilizce öğrenme garantisi Alta Eğitim dışında başka bir kurumda da verilmeME Mİ OLCAKTI ktedir. Bu nedenle Alta Eğitim, bu konuda da diğer dil kurumlarından kesin olarak ayrılmaktadır. 5 günde İngilizce öğrenen insanlar programa da referans olmaktadır. Bu durum da 5 günde İngilizce programının bilinirliğini bir hayli artırmıştır. 5 günde İngilizce programı İstanbul merkezli olarak hizmet sunmaktadır.
ARZULAMA KAPASİTESİ ARTIRILIYOR
5. GÜNÜN SONUNDA 550 KELİME ÖĞRENİYORSUNUZ VE BASİT BİR ŞEKİLDE KONUŞABİLİYORSUNUZ. İngilizceyi hiç bilmeyen bir insan ingilizceyi konuşabilir hale getiriliyor.
YÖNTEM İYİ BİR TEMEL OLUŞTURUYOR GERİSİ BU TEMEL ÜZERİNE KENDİ KENDİNİZE BİNA İNŞA ETMEYE KALIYOR.
örnekler
x is x er than x
x is more x than x
jane is more interested than mary
----------
is as x as x
my coton is as soft as yours
-----------
nouns is DİFFERENT from EX CHAİR
nouns is THE SAME AS EX CHAİR

5 günde İngilizce programı ve programın başarılı olmasının nedeni

5 günde İngilizce programı ve programın başarılı olmasının nedeni.‘5 günde İngilizce programı ile birlikte Türkiye’de İngilizce öğrenmenin yolu da değişmiştir’ demek abartı olamayacaktır. Çünkü çağımızda zaman oldukça değerlidir. Bu nedenle de özellikle iş hayatına atılmış insanlar İngilizce öğrenmek için zaman ayıramamaktadır. 5 günde İngilizce programı kısa zamanlı bir program olmasının yanında programa katılan herkese İngilizce öğrenme fırsatı da vermektedir.

Uzun zamanlı dil kurslarında başarı seviyesinin oldukça düşük olması 5 günde İngilizce programının bu alanda daha da öne çıkmasına neden olmuştur. Uzun zamanlı kurslarda açıkça bir sistem yanlışlığından bahsetmek mümkündür. Çünkü uzun zamanlı kurslara katılan herkes aynı sistemin içerisine dâhil edilmektedir.  Fakat bir tek sistemin kursa katılan tüm insanlara uyacağını düşünmek hata olacaktır. Dil öğreniminde birden çok faktör vardır ki 5 günde İngilizce programı çerçevesinde bu faktörler net bir biçimde göz önünde tutulmaktadır.
Örneğin kişilik özelliklerinin dil öğreniminde etkisi büyüktür. Uzun zamanlı kurslarda tek bir sistem uygulandığı için bu sistem tüm kişiliklere uyum sağlamayacaktır. 5 günde İngilizce programı başlamadan önce yapılan testlerle kişilik özellikleri detaylı bir biçimde belirlenmektedir ve kişiye özgü çalışma koşulları bu şekilde çizilmektedir. Bu da öğrenmeyi çok daha kolay bir hale getirmektedir. 5 günde İngilizce programı başlamadan gerekli olan verilere yapılan testler sonucunda ulaşılmaktadır.

5 günde İngilizce programının metot ve çalışma sistemi oldukça farklıdır. Uzun zamanlı kurslardaki uygulamaların hiç birisi 5 günde İngilizce programında mevcut değildir. KarA tahta, not tutma ve ezber gibi öğeler 5 günde İngilizce programında tamamen ortadan kaldırılmıştır. 5 günde İngilizce programında amaç kişinin özelliklerine göre metot belirleyerek özelliklere göre bir eğitim yöntemi belirlemektir. Dil öğrenim adına doğrular 5 günde İngilizce programı içerisinde bir araya getirildiği için öğrenme işi de 5 güne sığmaktadır. Yani dil öğreniminde zaman çok da önemli değildir. Yanlış bir sistemle zaman ne kadar uzun olursa olsun öğrenme kati suretle gerçekleşmeyecek ve kişilerin hem zamanları hem de paraları boşa gitmiş olacaktır. Ülkemizde olduğu gibi artık tüm dünyada da kısa zamanlı dil programlarına doğru bur kayma yaşanmaktadır.
YURT DIŞINDA CASUSLARA VERİLEN VE BULGAR BİR BİLİM ADAMI TARAFINDAN GELİŞTİRİLEN YÖNTEM TÜRKİYEDE DE KULLANILMAYA BAŞLANDI, KONUŞMA VE KONUŞULANLARI ANLAMAYA YÖNELİK, TÜRKÇE KONUŞMAK YASAK, KESİNTİSİZ BİR KAMP SÜRECİ, SEVİYE TESBİT SINAVINA GİRİLİYOR, SEVİYELERİNE GÖRE ALTI KİŞİLİK GRUPLAR OLUŞTURULUYOR.GELENEKSEL YÖNTEMLERLE 10 KELİME ÖĞRENEZKEN BU YÖNTEMLE 70 KELİME KADAR ÖĞRENİLEBİLİYOR GÜNDE, BU YÖNTEMDE KUKLALAR KULLANILIYOR, KUKLALAR KONUŞTURULUYOR, YERİ GELİYOR DOĞAÇLAMA YAPIYORLAR, BU KAMPIN BEDELİ 1800 YTL , DİYALEKLE ÖĞRENİLDİĞİ İÇİN UNUTULMA SEVİYESİ ÇOK DÜŞÜK OLUYOR,

Dil öğrenme ve 5 günde İngilizce serüveni

Dil öğrenme ve 5 günde İngilizce serüveni.İyi bir kariyer yapmanın gerekliliklerini çevremizdeki insanlara soracak olsak eminiz ki İngilizce bilmek ilk sırada yerini alacaktır. Nedeni ise dünyanın küreselleşmesi ile birlikte İngilizcenin artık tamamen ortak dil olarak kullanılmasıdır. Bunun için de birçok insan farklı ihtiyaçlarını öteleyerek İngilizce öğrenmek için çalışmaktadırlar. İngilizce öğrenmeye karar verdikten sonra bilinmesi gereken İngilizcenin nasıl ve nerede öğrenilmesi gerektiğidir.

Her kurumuna başlayan insanın İngilizce öğrenmesi gibi bir durum asla söz konusu değildir. İşin kötü yanı bu tip kurumlarda başarısızlığa uğrayan insanların dil öğrenme konusunda umutlarını kaybetmesidir. Ülkemizde ne yazık ki bu durum sayısız insanın başına gelmiştir. İşte bu alanda yaşanan aksamaları yakından gören Alta Eğitim de dil öğrenimine yeni bir soluk getirme kararı almıştır.
Avrupa’da dil öğrenimini mercek altına alan Alta Eğitim, 5 günde İngilizce programı ile tanışarak programı inceleme altına almıştır.
Yapılan incelemenin ardından 5 günde İngilizce programının ülkemize uyacağı kararına varılmış, ardından da yapılan birkaç küçük değişikliğin altından 5 günde İngilizce programı ülkemize 2001 yılında getirilmiştir. 
Daha önce İngilizce öğrenme teşebbüsünde bulunan fakat başarısız olan insanlar 5 günde İngilizce programına korku ile yaklaşmıştır. 5 günde İngilizce programı ilk olarak büyük şirket çalışanlarının üzerinde uygulanmış, uygulandığı her şirkette de inanılmaz bir başarı oranı yakalamıştır. Yakalanan başarı oranı nedeni ile 5 günde İngilizce programının ünü kısa zamanda özellikle iş dünyası içerisinde büyük bir süratle yayınlanmıştır. Bireyler 5 günde İngilizce programına katılma için ise Alta Eğitim’e başvurmada gecikmemiştir. Alta Eğitim ise 5 günde İngilizce programı için gelen talepleri duyarsız kalmamıştır. Bireylerin 5 günde İngilizce programı ile tanışmaları bu şekilde olmuştur. 5 günde İngilizce programında dil öğrenme garantisinin verilmesi de insanların Alta Eğitim’e daha fazla güven duymalarına neden olmuştur.  Türkiye’de dil öğrenmenin garantisini veren tek kurum Alta Eğitim’dir ki kurum 5 günde İngilizce programına bir hayli güvenmektedir. 5 günde İngilizce programına katılan herkes bu süre içerisinde İngilizce öğrenebilmektedir. 5 günde İngilizce programı iş dünyasının yanında diğer alanlarda da ilgiyle takip edilmektedir ki birçok ünlü isim 5 günde İngilizce programı sayesinde İngilizce konuşmaya başlamıştır.
İNGİLİZCE ÖĞRETMİYOR, DAHA DOĞRUSU KURSA KATILANLAR İNGİLİZCE KONUŞMAK ZORUNDA KALIYOR, RAHAT YATAR VAZİYETTE KOLTUKLAR, BİR RESTORAN HAVASI VERİLMİŞ DERSANE, ÖYLEKİ MOLA KAHVE ARASI BİLE DERSİN BİR PARÇASI,

YÖNTEM SON DERECE AÇIK
HAYDİ HEMEN KONUŞMAYA BAŞLAYALIM
BUNU YAPARKEN DE ÖĞRENELİM

BİR ŞEKİLDE YURT DIŞINDA OLDUĞUNUZU, VE HİÇ BİR ŞEKİLDE TÜRKÇE KONUŞMA İMKANINIZIN OLMADIĞINI DÜŞÜNÜN, ANLAŞABİLMENİN EN KOLAY YOLU İKİNİZİNDE ÇAT PAT BİLDİĞİ İNGİLİZCE VE ONU KULLANIYORSUNUZ VE YAVAŞ YAVAŞ GELİŞİYORSUNUZ, GELİŞTİRİYORSUNUZ.
NASIL ORADA ZORAKİ İLETİŞİM İÇİN İNGİLİZCE İSE
BURADAKİ OLAY DA AYNISI

5 günde İngilizce programının temel özellikleri ve öğrenme süreci

5 günde İngilizce programının temel özellikleri ve öğrenme süreci.Sanırız 5 günde İngilizce öğrenmek herkesin isteyeceği bir durumdur. Özellikle aylarını İngilizce öğrenmek için harcayan insanlar için 5 günde İngilizce öğrenmek bulunmaz bir fırsat olacaktır ki, artık birçok Avrupa ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de 5 günde İngilizce öğrenmek mümkündür. Alta Eğitim, 5 günde İngilizce programı ile 5 günde İngilizce öğrenme fırsatını Türk insanına sunmuştur. 5 günde İngilizce öğrenme fikri çok insana sıcak gelmeyebilir.

Fakat bu konuda 5 günde İngilizce programının referanslarına danışmak yeterli olacaktır. Ayrıca 5 günde İngilizce programına katılan tüm bireylere değişik seviyelerde İngilizce öğrenme garantisi de 5 günde İngilizce programının uygulayıcısı olan Alta Eğitim tarafından verilmektedir.
İngilizce öğrenmek için mutlak suretle kuruma güven duyulması gerekmektedir. Akılda kuruma dair soru işaretleri varken, tam bir güven duygusu oturmamışken İngilizce öğrenmekten bahsetmek gereksiz olacaktır. 5 günde İngilizce programı için ise bu güven olgusu Alta Eğitim tarafından tam anlamıyla verilmiştir ki bunu da dilediğiniz referansla test etmeniz mümkündür. Alta Eğitim 5 günde İngilizce programı için gerekli olan güven ortamını sağlamıştır. 5 günde İngilizce programına katılacak olan insanlara tüm referans bilgileri henüz kişi istemeden verilmektedir. Bunun yanında 5 günde İngilizce programına katılacak olanlar sürenin sonunda gelecekleri noktayı bilmektedir. Alta Eğitim 5 günde İngilizce programı başlamadan yaptığı testler ışığında kişilerin gelecekleri noktayı yazılı olarak bireylere vermektedir. Bu sayede bireyler 5 günde İngilizce programına katılıp katılmama konusunda çok net olarak karar verebilmektedir. Tüm bunların yananda bireylere 5 günde İngilizce programı sonunda değişik seviyelerde İngilizce öğrenme garantisi de verilmektedir. Yani 5 günde İngilizce programı garantili bir programdır. 5 günde İngilizce programına hiç İngilizce bilmeyenlerin yanında İngilizcesini daha iyi duruma getirmek isteyen insanlar da katılmaktadır. 5 günde İngilizce programına katılmanın tek şartı ise belirli bir yaşın üzerinde olmaktır. Belirlenen yaşın üzerinde olan herkes 5 günde İngilizce programına katılabilmektedir. 5 günde İngilizce programının kısa zamanlı olması İstanbul dışından gelen insanları da programa katılmasını olanaklı hale getirmektedir. 5 günde İngilizce programı en çok tercih edilen kısa zamanlı dil programıdır.


5 günde İngilizce programına genel bakış ve programın işleyiş şeması

5 günde İngilizce programına genel bakış ve programın işleyiş şeması.5 günde İngilizce programını özetlemek gerekirse şunlar söylenebilir; 5 günde İngilizce programı ilk olarak Bulgaristan’da 1960’lı yıllarda kullanılmıştır. 5 günde İngilizce programı Bulgar uzmanlar tarafından ajanlara kısa zaman içerisinde İngilizce öğretmek amacıyla geliştirilmiştir. 5 günde İngilizce programı kullanılış amacı itibari ile oldukça başarılı olmuştur. Fakat 5 günde İngilizce programı uzun yıllar Bulgaristan içerisinde kalmıştır.

5 günde İngilizce programının Bulgaristan içerisinde uzun zaman kalmasının nedeni ise soğuk savaş döneminin 1990’lı yıllarda sona ermesidir. Soğuk savaş döneminin geride kalması ile birlikte 5 günde İngilizce programı Avrupa’ya geçiş yapmıştır. Almanya’ya geçiş yapan 5 günde İngilizce programı, burada Maximillian Üniversitesi tarafından onaylanmıştır. Oldukça ciddi sir eğitim kurumu olan bu üniversitenin onayı bir anda 5 günde İngilizce programının ilgi odağı olmasına neden olmuştur. Akabinde de UNESCO tarafından 5 günde İngilizce programının desteklendiği açıklanmıştır. Bu durum Tüm Avrupa’nın dikkatinden de kaçmamış 5 günde İngilizce programı birçok ülke tarafından incelenmeye alınmıştır.
Ülkemizde ise o yıllarda İngilizce öğrenimi konusunda ciddi sıkıntılar yaşanmaktadır. Uzun zamanlı kurslarda başarı oranı oldukça düşük seviyededir. Kurslara başlayan çok insan kısa süre sonra dil kurslarını terk etmektedir. Bu durum o yıllarda Alta Eğitim’in de gözünden kaçmamıştır. Alta Eğitim yetkilileri yaşanan sıkıntılar son vermek amacıyla Avrupa’da bir arayışa girişir ve 5 günde İngilizce programı bu arayışın ardından ülkemize getirilir.
5 günde İngilizce programı öncesi de program zamanı kadar önemlidir. 5 günde İngilizce programı öncesi yapılan testlerin ışığında bireyler için yol haritası belirlenmektedir. Dil öğrenimindeki tüm faktörler bu süreçte değerlendirilmektedir. Her bireye bi değerlendirme süresinin ardından bir yol haritası belirlenmekte ve sonrasında bu haritaya göre hareket edilmektedir. Yani 5 günde İngilizce programın da uzun zamanlı kurslarda olduğu gibi tek bir metot yoktur. Her bireye için ayrı metot oluşturulmaktadır. 5 günde İngilizce programının hazırlık aşaması tamamlandıktan sonra da bir kahvaltı ile program başlamaktadır. 5 günde İngilizce programı başladıktan sonra Türkçe konuşmak, cep telefonu ve benzeri teknolojik aletleri kullanmak kesinlikle yasaktır.

*İş hayatından uzak, bütünüyle İngilizce konuşulan bir ortamda kısa dönemli şok dil eğitimi

*Eğitmeniniz ile 24 saat birliktelik

*Kişiye özel uyarlanmış ders planlaması

*Tam Pansiyon Konaklama ve Hizmet

EEC-Anglo Uzman Dil Eğitimi Programları, yönetici ve profesyonellere alanlarında gerekli olan İngilizceyi spesifik konulara ve ihtiyaçlara ağırlık vererek öğretir ve var olan dil becerilerini en aktif şekilde hızlandırmalarını sağlar. Birebir derslerle başlayan günlük yoğun programlar günün ilerleyen saatlerinde grup çalışmalarını da kapsayarak katılımcıların sağlıklı bir şekilde hız kazanmasını ve öğrendiklerini pratiğe dökebilmelerini amaçlar. En fazla bir haftalık olan bu spesifik programlar konaklama ve ulaşım dahil olarak sunulmaktadır.Her an İngilizce konuşulan lüx bir ortamda yürütülen bu programlar şok eğitimi esas aldığından , diğer kurslara oranla optimum sonuç alınmaktadır. Günde 10 saat, haftada 50 saatlik şok kurslarla katılımcılarin dil becerilerinde ölçülebilir ve kayda değer bir artış görulmektedir. Örneğine ancak İngiltere ve Avrupa’daki az sayıdaki prestijli kurumda rastlanan bu eğitim modeli kısıtlı zaman sahip kişiler tarafından rağbet görmektedir.

Kadromuz pedagojik formasyon almış, tamamı İngiltere ve Amerika’daki saygın üniversitelerde eğitimlerini tamamlamış öğretmenlerden oluşmaktadır. (TEFL, CELTA, TESOL ve RSA eğitimli) Kursun sonunda tüm katılımcılarda “ölçülebilir” bir akıcılık ve kelime bilgisi şaşırtıcı şekilde kendini gösterir. Ortamın Türkçe’den tamamıyla uzak olması ve görevlilerin kesinlikle Türkçe konuşmayarak öğrencileri motive etmeleri başarımızın en önemli unsurlarındandır. Kursun başlangıcından önce seviye tespit sınavı, sözlü mülakat ve ihtiyaç analizi gerçekleştirilerek katılımcının doğru gruba girebilmesi ve eksikliklerine yönelik özel bir müfredat ile eğitilmesi sağlanmaktadır.

Bu yöntem marka tescilli olarak ülkemizde 2006 yılından bu yana yalnızca EEC-Anglo tarafından sunulmaktadır. Tam pansiyon konaklama ve tam gün eğitimin dahil olduğu "Konaklamalı Yoğun İngilizce Kampı" program bedeli 2500 TL + KDV olmakla birlikte 12 aylık taksitler şeklinde ödeme kolaylıkları da sunulmaktadır. Alternatif fiyat ve ödeme seçenekleri için lütfen bizimle irtibata geçiniz.

sabah 9.00'dan akşam 18.00'e beş günde ingilizce konuşabilme* * yetisi kazandıracağı iddiasıyla yola çıkan kursun adı.

yalnız, eğitimlerine* katılmış biri olarak, bu tanımın yetersiz ve kimilerini yanıltıcı etkisi olacağını düşünerek, ilgilenenlere kurs hakkında daha detaylı bilgi vermek gerekirse şunları söyleyebilirim:

1. öncelikle, yurt dışında minimum 6 ay harcama gibi bir lüksü olmayanların*** söz konusu kursu tercih etmesi daha münasip olacaktır.
2. bir diğer husus ise, eğer siz 5 günde ingilizce  öğrenme hayalleri kuran biriyseniz, ilkin* ingilizce gramer, kelime *, okuma ve yazma bilginizden şüpheniz olmamalı. çünkü esas amaç, insanlara özgüven kazandırarak var olan ingilizce bilgilerini kullanabilme imkanı ve rahatlığı sağlayabilmek. her ne kadar seviyeye göre sınıflara ayırdıklarını -ki doğrudur- ve neredeyse hiç ingilizcesi olmayanları konuşturabildiklerini söyleseler de kursun faydasını görmek isteyenlere nacizane tavsiyemdir.

3. katılımcı adaylarının amacı akıcı konuşabilmek* * değil de sadece cümle kurabilmekse tek program yani beş günlük kurs yeterli olacaktır, fakat o kadar büyük meblağ verip sadece cümle kurabilme amacı birbiriyle pek bağdaşmamaktadır *.

4. kursun en iyi tarafı, kendiniz gibi anlayan ama konuşamayan ya da anladığını sanıp konuşamadığını düşünen ve konuşmaya çabalayan kimselerle aynı ortamda olmak, yalnız olmadığınızı görmek ve dolayısıyla komplekse kapılacak ortamın bulunmamasıdır. zira bu konuda kendine güveni olmayan biri için herkesin ana dili olarak veya akıcı şekilde ingilizce konuşabildiği yabancı bir ülkede bu işe girişmek çok daha cesaret kırıcı olabilir.

5. akılda kalması gereken bir diğer nokta ise, birden fazla, ki tercihen iki artı bir paket programı alındığı takdirde hem crisia ve/veya taraneh gibi farklı ve iyi hocalarla çalışma imkanına sahip olmak, hepsinden ayrı şeyler öğrenmek hem de adından anlaşılacağı gibi iki haftalık kurs ücretine 3 haftalık * eğitim almak hakkı elde edilebilmektedir. kimileri aynı parayı verip özel dersle çok daha yol kat edebileceğini düşünse de -ki kabul, herkesin öğrenme biçimi farklıdır-, bir grup içerisinde, telefonların dahi kapatılarak, nispeten dünyadan soyutlanarak (beş) tüm gün boyunca ingilizce konuşmak zorunda olmanin sunduğu avantaj küçümsenmemelidir.

6. katılımcıların ilk 3 gun yaşayacağı bir sükut-u hayal durumu söz konusudur ki başlamadan önce bilinmesi gerekir. ancak beklenti mucize olmadığı sürece 4. ve 5. günlerde ne kadar büyük bir değişim yaşamış olduklarına * kendilerinin de şaşıracağı görülebilecektir.

7. ayrıca söz konusu kurs, ingilizce konuşabilmenin yanı sıra, kendi gibi yüksek ücretli kurslardan farksız, sabahtan akşama kahvaltı, yaklaşık 76 seçenekli öğle yemeği mönüsü * tatlılar özsütten *, günün her anı çay, kahve, meyve suyu, kurupasta, akşam üstü meyve, kuruyemiş ve -çoğu zaman açılmasa bile- içki* ikramlarıyla en az iki kilo kazandıran kurs olma özelliğini de taşımaktadır.

8. katılımcıların birtakım şikayetleri olacaktır; kahvaltıdan sonraki dinletide uyumak, sabahtan akşama kadar yemek yedirmekten başka bir şey yapmamaları, dahil olmadığı veya olmak istemedikleri, sıkıldıkları konularda yapılan sohbetler yüzünden zaman kaybettiklerini düşünmeleri genelde göze çarpan konulardır. fakat hepsinin eğitim programı içerisinde bir yeri olduğunu düşünmek en iyisidir *.

9. ey katılımcı adayları !*, inanın ki, eğitimcilerin vereceği hintler aslında bilinen şeyler olmasına rağmen, eğitimle edinilen bilinç sayesinde farklı anlam kazanacaklardır.

son olarak şu örneği verebilirim: kursun kişiye kazandırdığı özgüven, tıpkı hiç bir zorlama olmaksızın, kendi iradesi ve isteğiyle sigarayı bırakabilmiş ve yine kendi isteği ve iradesi ile kullanmaya başlamış olanların bilebileceği, sigarayı bırakabildiğine ve yine bırakabileceğine inananların yaşadığı özgüven gibidir. kursun tamamlanmasıyla katılımcı, ingilizce konuşabildiğini görür ve bunu daha iyi yapabileceğine inanmaya başlar.

peki eğitim mi?
açıkcası ben ortada bir eğitim filan görmedim. daha çok irlanda gibi fakir avrupa ülkelerinden çeşitli nedenlerle gelip burada yaşayan hocalarla gün boyu karşılıklı ingilizce konuşuyorsunuz. cep telefonunuza el koydukları ve sabah 8 akşam 6 oradan ayrılamadığınız için de dikkatiniz dağılmıyor. ama yine de eğer derdinizi anlatacak kadar ingilizce bilmiyorsanız bence hiç bir faydası olmaz.

peki şimdi olsa gider miydim? asla. çünkü bir kuruna vereceğiniz parayla türkiye'ye gelmiş bir erasmus öğrencisiyle anlaşıp her gün 8 saat onla takılsanız en az 1-2 ay bolca pratik yaparsınız.


Express Language bünyesinde, hızlı dil edinimi ve gelişimi konusunda 12 yıllık bir sürede dil becerilerini geliştirmek isteyen kişilere verilebilecek ekstra kelime desteği arayışında, dünyada kullanım alanları bulunan, ancak Türkiye’ de bir ilk olan, 2 günde 1000 kelime programını geliştirdi. Bu program, yoğun tempoda çalışan, sözlüklerden kelime ezberlemek konusunda kendini yetersiz hisseden katılımcıların hem sağ hem de sol beyinlerini aktif bir şekilde kullanmalarını sağlayarak, klasik dil kurslarının yaklaşık 6 ayda ezberlettiği 1000 kelimelik bilgiyi, katılımcıların ezber yapmadan, ana dil metodunu kullanarak, kalıcı ve garantili bir şekilde öğrenmesini sağlıyor.

Etkili olabilir ama ileri duzeydeki katilimcilar icin sadece. Asagi seviyelerdekiler icin husranla sonuclanabilir 1979 larda ortaya atilmis bir yontem suggestopedia. Siitelerinde ilginc iddialari var UNESCO, Maximillian Universitesi felan. Biraz arastirdim ama bir baglanti bulamadim. Biraz "fishy" geliyor bana

Buna benzer bir kurs daha var ama yabanci ogretmenlerle , misafirlerle felan yatili sekilde. Ismi EEC-Anglo, daha etkili olabilir bence. Aksam 6 da eve gittiken sonra ogrendikleriniz ucabilir her ne kadar Turkce gun icinde yasak dahi olsa. Benim bildigim Avrupa'da Schoereder gibi unlu isimlerin belirli araliklarla bu yatili kamplara gittigi bir gercek. Ama orta'nin altinda ise ingilizcemiz cok mantikli degil. akiciligi ilerletmek icin iyi olabilir.


  Ama bu 5 günde olur mu bilemiyorum.

Bu arada 5 gün ama yoğunlaştırılmış, toplamda 45 saat. Haftada 2 saat İngilizce çalışan için bunun dengi 22 hafta yani 5 ay falan demek.

Ama edinimde sindirme, zaman ihtiyaç gibi mevzuları es geçiyorum.

PS: Bu arada o kadar dil bilen adamla düşüp kalkarım. Hiç böyle kestirmeden dil öğrenenine rastlamadım.

5 günde bu kadar sıkıstırılmıs bir programla basic olarak birseyler ögrenilebilir.Ama bu ne kadar faydali olur süpheliyim.Zehir gibi bir adam 1 ayda ingilizcenin bütün grammerinide cözebilir ama iş konusmaya, anlasmaya gelince iş degisir bence. 13 tense i nasil sigdirip dagitacaklar 5 güne aklim almiyor.
Grammar implicit veriliyor hocam, çaktırmadan yani.


Muhtemelen temel kelime hazinesi "I ,you,me,their,house,chair,love,centre gibiler..

Ben bana yeni gelen öğrencilerime "hocam 800 kelime nasıl öğreniriz ?"dediklerinde ;zaten siz hazırda 500 kelime biliyorsunuz dediğimde ve" şunu ,bunu" biliyormusun diye sorduğumda "evet diyorlar ve kendilerinin farkına varıyorlar.Bu da öyle bir şey sanırım

hikaye kitapları okuyun ve anlatmaya çalışın .(kasetli veya cd içinde olanları tercih edin).. anlatın .. hikaye kitapların seviyeside elementary olsun bu seviyede cd de okunanları rahat anlıyorsanız bir üst seviye geçin....
Türkçe grameri çok iyi öğrenin en azından (özne,yüklem,sıfaz,zamir,zarf,isim,fiil,nesne.. vb bilin)
sonra konuşurken hiç bir şekilde mükemmeli aramayın konuşun gitsin bol bol hata yapın .
bol bol ingilizce birşeyler dinleyin günde en az yarım saat
ingilizce alt yazılı ingilizce konuşulan filmler izleyin.
Eğer paranız ve zamanız varsa gidin bir yurt dışındaki okullara.
Şunu unutmayın.
Size yardım edecek tek şey, düzenli olarak çalışmakdır.
Formule edersek
Başarı=inanmak+plan yapmak ve plana uymak+bilimsel tekrar etmek(hafızların teknikleri gibi, beynin çalışmasını bilmek)+hata yapmakdan korkmamak+ acı çektiğini düşünsen bile devam etmek+bahane aramamak+sabırlı olmak+sonuç odaklı çalışmak+kendinizi tanımak+kendi dilini çok iyi bilmek+spor yapmak(formda kalacak kadar)

5 günde ingilizce kursuna gittim . Bırak konuşmayı kekeleyemedim bile....

SORULAR

ingilizce sorular


Türkçe İngilizce Telaffuz
ne what WH+AT(it?o ne)
kim who WH+HUman ne insan
ne zaman when WH+EN (ne an)ka çan
niçin why WH+Y (NE+Ye)
nasıl how wH+oWh ne?ne? ka?w
nerede where WH+ERE Ne yer Nere
hangisi which WH+iç ha ng içi
kaç tane how many
ne kadar how much
ne kadar zamanda how long
ne kadar uzakta how far
ne zaman what time who WHO'Se
kimin whose       
A
How far ...? Ne kadar uzakta?
How long ...? Ne kadar zamanda?
What can I do? Ne yapabilirm?
Where can I find ....? Nerede .... bulabilirim?
Where can Iget .... ? Nerede .... alabilirim?
What's the matter? Sorun nedir?
What would you like? Ne istERDİNİZ iyorsunuz?
Can you jelp me? Bana yardım edebilir misiniz?
Can I help you? Size yardım edebilir miyim?
Do you have ....? Sizde .... var mı?
Can you show me ....? Bana ..... gösterebilir misiniz?

A

A
 A
 A
 A

BİLİNMESİ GEREKEN İLK 100 FİİL

INGILIZCEDE BiLiNMESi GEREKEN FiiLLER TOP 100 VERBS IN ENGLISH
ingilizcede bilmemiz gereken 100'e yakın filler verilmiştir.

Umarım öğrenirsiniz
accept
allow
ask
believe
borrow
break
bring
buy
can/able
cancel

change
clean

comb
complain
cough
count
cut
dance
draw
drink
drive
eat

explain
fall
fill
find
finish

fit
fix
fly
forget
give
go
have

hear
hurt
know
learn

leave
listen
live
look
lose
make/do
need

open
kabul etmek(Kabul edilenlerin isimlerini ak sepete atıyorlar)
izin vermek(alo demekle telefonda konuşmaya izin veriyoruz)
sormak
inanmak

ödünç almak (bizim sular akmıyor, borunuzu ödünç ver diyo manyak)
kırmak
getirmek
satın almak
-ebilmek
iptal etmek
değiştirmek
temizlemek
taramak

şikayet etmek (bu şikayet komple bir komplodur)
öksürmek (kızılderili öksürüğü ko-ugh kok kok diye öksürüyorlar)
saymak
kesmek
dans etmek
çizmek
içmek
sürmek
yemek
açıklamak

düşmek (FALez düşme yeri demek)
doldurmak
bulmak
bitirmek

uymak, uygun olmak (fitiz alacağımız vereceğimiz birbirine UYGUN )
sabitleştirmek, onarmak ( FİXSİR tamir eden iksir, 5 e fixmiyiz)
uçmak
unutmak
vermek
g
itmek
sahip olmak

işitmek  EAR kulaksa HEAR işitmektir tabiki 
incitmek, incinmek
bilmek

öğrenmek (nörün ingilizce lörün, ney ney ingilizce öğrün)
terk etmek (his liiv liv - ney ney livi leave etmiş yani ölmüş
dinlemek
yaşamak
bakmak
kaybetmek
yapmak

ihtiyacı olmak (osmanlılar ihtiyaç sahiplerini niğdeye yerleştirmiş)
açmak

close/shut
organise

pay
play
put
rain
read
reply
run
say
see
sell

send
sign
sing
sit
sleep
smoke
speak

spell
spend
stand
start/begin
study

succeed
swim
take
talk
teach
tell
think
translate
travel

try
turnoff
turnon

type
understand
use
wait

wakeup
want
watch
work

worry
write
kapamak
düzenlemek, kurmak
ödemek (her kez payına düşeni ödesin - ay pay pay)
oynamak, [müzik aleti] çalmak
koymak
yağmak
okumak
cevap vermek

koşmak
söylemek (SAY İLE SÖYlemek arasındaki ilginç ilişki)
görmek
satmak (AY SELL TURKCELL hattım satıyorum)
göndermek (kaç sent gönderdin vat sent send)
imzalamak
[şarkı] söylemek, [kuş] ötmek
oturmak

uyumak
sigara içmek
konuşmak

harf harf söylemek (spellberg kekemeymiş harf harf söylermiş)
harcamak (sipend yani sipaliler end oldu harcayınca)
beklemek (mustafa standda bekliyor)
başlamak
[ders] çalışmak (sıtadda ders çalışıyor)
başarmak (saksı çalışırsa saksıd edersin başarırısın)
yüzmek
almak
konuşmak
öğretmek
anlatmak
düşünmek
tercüme etmek, çevirmek
seyahat etmek, yolculuk yapmak

denemek (ay tıray TIRı sürmeye çalışıyorum)
[tv, ışık] kapamak
açmak

daktilo veya klavye ile yazmak (tip taypır tapır tapır yazardı eskiden)
anlamak
kullanmak

beklemek (vi veyt veytress garsoniyeyi bekliyoruz hep geçler )
uyandırmak (biz ce yapıyoz onlar veyk yapıyorlar veykyap uyandır)
istemek
[tv] izlemek
çalışmak

kaygılanmak (very wory worm çok kaygılanıyorum kurtlardan)
yazmak
ilginç
EAR kulak HEAR işitmek (ŞAZ-LİR ise
EAT yemek MOUTH ağız   -  eat = YUTMAK?
DİL dil TALL anlatmak TALK konuşmak TONGUE dil
SAY = SÖYlemek

10 Mart 2013 Pazar

UNCHAİN MY HEART

Unchain my heart baby let me be
Cause you don't care please set me free

Unchain my heart
Baby let me go
Unchain my heart
Cause you don't love me no more
Every time I call you on the phone
Some fella tells me your not at home
Unchain my heart set me free

Unchain my heart
Baby let me be
Unchain my heart
Cause you don't care about me
You got me sewed up like a pillow case
But you let my love go to waist
Unchain my heart set me free

I'm under your spell
Like a man in a trance
You know darn well that I don't stand a chance
Unchain my heart let me go my way
Unchain my heart you worry me night and day
I live a life of misery
And you don't care a bag of beans for me
Unchain my heart set me free



Unchain my heart - ray charles

Unchain my heart, baby let me be
Kalbimi serbest bırak, bebek izin ver
Unchain my heart 'cause you don't care about me
Kalbimi serbest bırak, çünkü beni umursamıyorsun
You've got me sewed up like a pillow case
Beni yastık kılıfı gibi örülmüş sandın
but you let my love go to waste so
Ama aşkımı harcamam için gitmeme izin veriyorsun
Unchain my heart, oh please, please set me free
Kalbimi serbest bırak, oh lütfen, özgür bırak beni

Unchain my heart, baby let me go
Kalbimi serbest bırak, bebek gitmeme izin ver
Unchain my heart, 'cause you don't love me no more
Kalbimi serbest bırak, çünkü beni artık sevmiyorsun
Ev'ry time I call you on the phone
Seni her telefonla aradığımda
Some fella tells me that you're not at home so
Bir adam evde olmadığını söylüyor
Unchain my heart, oh please, please set me free
Kalbimi serbest bırak, oh lütfen, özgür bırak beni

I'm under your spell like a man in a trance
Transtaki bir adam gibi büyünün altındayım
But I know darn well, that I don't stand a chance so
Ama yamayı iyi biliyorum, bir şansı denemiyorum
Unchain my heart, let me go my way
Kalbimi serbest bırak, yolumdan gitmeme izin ver
Unchain my heart, you worry me night and day
Kalbimi serbest bırak, gece gündüz endişeleniyorsun
Why lead me through a life of misery
Neden beni acı yaşamına itiyorsun
when you don't care a bag of beans for me
Benim için çanta dolusu adamı umursamazken
So unchain my heart, oh please, please set me free
O zaman kalbimi serbest bırak, oh lütfen, beni özgür bırak

I'm under your spell like a man in a trance
Transtaki bir adam gibi büyünün altındayım
But I know darn well, that I don't stand a chance so
Ama yamayı iyi biliyorum, bir şansı denemiyorum
Unchain my heart, let me go my way
Kalbimi serbest bırak, yolumdan gitmeme izin ver
Unchain my heart, you worry me night and day
Kalbimi serbest bırak, gece gündüz endişeleniyorsun
Why lead me through a life of misery
Neden beni acı yaşamına itiyorsun
when you don't care a bag of beans for me
Benim için çanta dolusu adamı umursamazken
So unchain my heart, oh please, please set me free
O zaman kalbimi serbest bırak, oh lütfen, beni özgür bırak
(please set me free)
(lütfen beni özgür bırak)
Oh won't you set me free
Oh, beni özgür bırak
(please set me free)
(lütfen beni özgür bırak)
Woah, set me free
beni özgür bırak
(please set me free)
(lütfen beni özgür bırak)
Woowow, set me free little darlin
beni özgür bırak küçük sevgilim
(please set me free)
(lütfen beni özgür bırak)
Oh won't you set me free
beni özgür bırak



un chain my heart - joe cocker

Unchain my heart baby let me be,
Çöz kalbimi bırak da yoluma gideyim,
Cause you don't care please set me free
Çünkü artık umrunda değilim özgür bırak beni.
***
Unchain my heart.Baby let me go
Çöz kalbimi,Bebeğim bırak da gideyim.
Unchain my heart.Cause you don't love me no more
Çöz kalbimi,
Çünkü artık sevmiyorsun beni.
Every time I call you on the phone. Some fella tells me your not at home
Her aradığımda seni,Cıkıp evde yok diyor adamın biri.
Unchain my heart set me free
Çöz kalbimi özgür bırak beni.
***
Unchain my heart
Baby let me be
Unchain my heart
Cause you don't care about me
You got me sewed up like a pillow case
But you let my love go to waist
Unchain my heart set me free
Çöz kalbimi,
Bebeğim beni benimle bırak.

Çöz kalbimi,
Çünkü artık umrunda değilim.

Kalbimi bir yastık gibi deldin,
Askımı bel hizasına getirdin * *
Çöz kalbimi özgür bırak beni.
***
I'm under your spell
Like a man in a trance
You know darn well that I don't stand a chance
Unchain my heart let me go my way
Unchain my heart you worry me night and day
I live a life of misery
And you don't care a bag of beans for me
Unchain my heart set me free

Bana büyü yaptın,
Transta gibiyim.

Lanet olası hiç şansım yok biliyorsun,
Çöz kalbimi bırak da yoluma gideyim.

Çöz kalbimi gece gündüz kahrediyorsun beni,
Perişan haldeyim.

Ve ben hiç umrunda değilim,
Çöz kalbimi özgür bırak beni.

En Sık Kullanılan İngilizce Cümleler

En Sık Kullanılan İngilizce Cümleler

İngilizce En Sık Kullanılan Cümleler ingilizcede en sık kullanılan kısa cümleler

1. I see..........Anlıyorum

2. I quit!..........İstifa ediyorum, bırakıyorum, vazgeçiyorum.

3. Let� go!..........Gidelim

4. Me too..........Ben de

5. My god!..........Aman Tanrım

6. No way!..........Olamaz! Hiçbir şekilde, hiçbir yol,

7. Come on..........Yapma, hadi

8. Hold on..........Bekle

9. I agree..........Aynı fikirdeyim

10. Not bad..........Kötü değil

11. Not yet..........Henüz değil

12. See you..........Görüşürüz

13. Shut up!..........Kapa çeneni

14. So long..........Hoşça kal, oldukça uzun

15. Why not?..........Neden olmasın

16. Allow me..........Bana izin ver

17. Be quiet!..........Sessiz ol

18. Cheer up!..........Neşelen

19. Good job!..........İyi iş

20. Have fun!..........İyi eğlenceler veya eğlen

21. How much?..........Ne kadar

22. I'm full..........Tokum.

23. I'm home..........Evdeyim

24. I'm lost..........Kayboldum.

25. My treat..........Bu benden.

1. So do I----------Bence de

2. This way----------Buradan ya da bu şekilde

3. After you----------Senden sonra

4. Bless you!----------Çok yasa!

5. Follow me----------Beni takip et

6. Forget it!----------Unut onu, unut gitsin

7. Good luck!----------İyi şanslar

8. I decline!----------Reddediyorum

9. I promise----------Söz veririm

10. Of course!----------Tabiî ki

11. Slow down!----------Yavaşla

12. Take care!----------Kendine iyi bak, dikkat et

13. They hurt----------Onlar acıtır, bu incitir

14.Try again----------Tekrar dene

15. Watch out!----------Dikkat et!

16. What's up?----------Ne haber?

17. Be careful!----------Dikkatli ol!

18. Bottoms up!----------Şerefe! İçkiyi bir yudumda bitirmek. Fondip yapmak

19. Don't move!----------Kımıldama!

20. Guess what?----------Tahmin et ne (oldu)?

21. I doubt it----------Ondan şüpheliyim, Ondan şüphe ederim.

22. I think so----------Sanırım öyle

23. I'm single----------Bekârım

24. Keep it up!----------Aynen devam et!

25. Let me see----------Bir bakayım

1. He has a large income----------Onun kazancı çok, iyi para kazanıyor

2. He looks very healthy----------O çok sağlıklı gözüküyor

3. He paused for a reply----------Cevap vermek için durdu

4. He repaired his house----------O onun evini tamir etti

5. He suggested a picnic----------Piknik yapmayı önerdi

6. Here's a gift for you----------Bu senin için bir hediye, işte hediyen!

7. How much does it cost? ----------O ne kadar tutuyor, maliyeti nedir?

8. I caught the last bus----------Son otobüse yetiştim

9. I could hardly speak----------Zorlukla konuşabildim

10. I'll have to try that----------Bunu denemek zorundayım

11. I'm very proud of you----------Seninle gurur duyuyorum

12. It doesn't make sense----------Bunun bir anlamı yok

13. Make yourself at home----------Kendini evdeymiş gibi hisset

14. My car needs washing----------Arabamın yıkamaya ihtiyacı var

15. None of your business! ----------Seni ilgilendirmez

16. Not a sound was heard----------Sessizlik hâkimdi, çıt yoktu

17. That's always the case----------Her zaman öyledir.

18. The road divides here----------Yol burada ayrılıyor

19. Those are watermelons----------Bunlar karpuz

20. What a nice day (it is)! ----------Ne güzel bir gün!

21. What's wrong with you? ----------Neyin var?

22. You are a chicken----------Sen bir ödleksin

23. A lovely day, isn� it? ----------Hoş bir gün, (öyle) değil mi?

24. He is collecting (saving) money----------Para biriktiriyor

25. He was born in New York----------O New York da doğdu
 
 
1. Never mind----------Boş ver, zararı yok

2. No problem!----------Sorun yok!

3. That's all!----------Hepsi bu, bu kadar.

4. Time is up----------Zaman doldu, süre bitti.

5. What's new?----------Ne haber

6. Count me on----------Count me in=Ben varım, beni de sayın.

7. Don't worry----------Endişelenme

8. Feel better----------Daha iyi hissetmek, daha iyi olmak

9. I love you!----------Seni seviyorum.

10. I'm his fan---------- Onun hayranıyım

11. Is it yours?----------Bu senin mi?

12. That's neat----------İlginç bir şey

13. Are you sure?----------Emin misin?

14. Do l have to?----------Yapmak zorunda mıyım?

15. He is my age----------O benim yaşımda

16. Here you are----------İşte buyurun (alın), işte buradasın

17. No one knows----------Kimse bilemez

18. Take it easy----------Rahatına bak, kafana takma, boşver

19. What a pity!----------Ne yazık!

20. Any thing else?----------Başka bir şey var mı?

21. To be careful!----------Dikkatli olmak

22. Do me a favor----------Bana bir iyilik yap

23. Help yourself----------Kendine yardım et

24. I'm on a diet----------Diyetteyim

25. Keep in touch----------Muhafaza et, irtibatı kesme, teması kesme.

1. Time is money----------Zaman paradır

2. Who's calling? ----------Kim arıyor, kim çağırıyor

3. You did right----------Doğru yaptın

4. You set me up!----------Bana tezgâh kurdun!

5. Can I help you?----------Yardım edebilir miyim?

6. Enjoy yourself!----------Eylenmene bak!

7. Excuse me,Sir----------Affedersiniz efendim

8. Give me a hand!----------Bana yardımcı ol, bana yardım et (şu işe bi el at).

9. How's it going?----------Nasıl gidiyor? Ne var ne yok?

10. I have no idea ----------Hiçbir fikrim yok

11. I just made it!----------Şimdi yaptım.

12. I'll see to it ----------O işi hallederim ben.

13. I'm in a hurry!----------Acelem var

14. It's her field ----------En iyi o bilir, onun alanı

15. It's up to you ----------Bu sana bağlı

16. Just wonderful!----------Harika!

17. What about you?----------Peki ya sen, bu konuda senin fikrin ne, sen bu konuda ne düşünüyorsun?

18. You owe me one----------Bana borçlusun

19. You're welcome----------Birşey değil

20. Any day will do----------Herhangi bir gün bana uğra

21. Are you kidding?----------Kafamı buluyor (tam Türkçe)

22. Congratulations!----------Tebrikler!

23. I can't help it----------Benim elimde olan bir şey değil.

24. I don't mean it----------Onu demek istemedim, onu kasdetmedim.

25. I'll fix you up----------Sizinle ilgileneceğim.w


kelime kalıpları

In my opinion ----- Bana göre, bence
I don't care ----- Umrumda değil
Anyway ----- Hr neyse
What's up? ------ Ne var ne yok?
What's the matter? ----- Problem ne?
God bless you! ------ Çok yaşa!
I guess ----- Sanırım
I see ------ Anladım, anlıyorum
I think ----- Bence
I mean ----- Yani, demek istediğim
It doesn’t matter ----- Önemli değil, bir önemi yok
I’m back ----- Döndüm, geri geldim
That’s it -----Hepsi bu!

Dont pull my leg ----- Dalga geçme
God forbids it ----- Allah korusun
I would rather ----- Tercih etmek
Wake you up? ----- Uyandırdım mı?
Don't worry ----- Endişelenme
Thanks to me ----- Benim sayemde
In other words ----- Diğer bir ifadeyle
By the way ----- Bu arada

Be right back ----- Hemen geri döneceğim
I'm on my way ----- Yoldayım


It's worth it ----- Ona değer
You deserve it ----- Onu hakediyorsun

We did it : Başardık.  

look after ----- Göz kulak olmak
Look for ----- Aramak
Look forward to ----- Dört gözle beklemek
Would you mind ----- Sakıncası yoksa
Benimde not aldigim cumle kaliplari var, belki yardimi olur.

agree - ayni fikirde olmak
responsibility - sorumluluk - i'm taking your responsiblity
bold - cesur
sure! - tabi ki! kesinlikle!
as - gibi
dormitory - yurt
argiculture - ziraat
rough - kabataslak
also - ayrica, birde
awake - uyanik
ash - kul
arrest - tutuklamak
wasted - bosa gecirmek (zaman) carcur etmek ..
whole - butun, komple
consolation - teselli - I tried to give you consolation
consume - tuketmek
first of all - oncelikle
can you say it again ? - tekrar soyleyebilir misin ?
dare - curret
how dare you ?- bu ne curret ?
how is it going - nasil gidiyor ?
how you doing ? - naber (new york aksani)
how is going your night ? - gecen nasil geciyor
jealous - kiskanmak ..
Like I Said - soyledigim gibi ..
based on a true story - gercek bir hikayeden alintidir
shy - utangac - she was so shy
embarrass - utandim
honestly - durust olmak gerekirse ..
to be honest - durust olmak gerekirse ..
sense of humor - mizah anlayisi - she has a great sense of humor
wolf paw - kurt pencesi - paw - pence
tempting - bastan cikarici, cezbedici
apology - ozur
abandon - terketmek - you can't abandon him
smell - koku smells - kokuyor
*worried - endişeli, kaygili
increase - artış
what are you up to - ne yapmak istiyorsun
compared - karsilastirmak / maybe compared to turkey - belki turkiyeyle karsilastirildiginda
interview - roportaj/gorusme
protect me - koru beni
fragrance - parfum
Justice - adalet
Whisper - fisilti, fisildamak.
probably - muhtemelen - probably not the same guy.
I guess >> sanırım
I see >> 'anladım, anlıyorum' anlamında
I think >> bence
I mean >> yani, demek istediğim
In my opinion >> bana göre, bence
I don't care >> umurumda değil
I don't mind >> farketmez, bana uyar
It doesn� matter >> önemli değil, bir önemi yok
I� back >> döndüm, geri geldim
I got it >> buldum! yaptım! ettim! vs. gibi
That� it >> hepsi bu!
actually >> sahiden, gerçekten, aslında
almost >> hemen hemen, neredeyse / I almost forgot! - neredeyse unutuyordum!
perhaps >> muhtemelen, belki
probably >> muhtemelen
unfortunately >> maalesef, ne yazık ki
fortunately >> neyse ki, neredeyse, iyi ki, Allahtan
also >> -de, -da, ayrıca
certainly >> tabi, elbette
recently >> son günlerde
currently >> şu an

Kolay gelsin.

Degistirme/ekleme :

Simdi baktimda yarisi kelimeymis =) olsun.

Aklima gelen bazi cumle kaliplari daha,

pull yourself together - toparla kendini / kendine gel
keep in touch - baglari koparmayalim seklinde / ayrilirken soylenir
take care - kendine iyi bak
It is up to you - sen bilirsin / sana kalmis
enjoy your meal - afiyet olsun
can you feel it - bunu hissedebiliyor musun ? / hissedebiliyor musun ?
i'm loving it - iste bunu seviyorum (mc donald's kullanir bol bol)

Totally worth it - Buna kesinlikle değdi
What are you talking about - Ne hakkında konuşuyosun
That's why i..... (diye bir cümle devam ediyor örnek olarak : That's why i hate multiplayer game , tarzında bir cümle olabilir. ) Bu yüzden....
Even - Bile,hatta


Don't push yourself so much ! - Kendini fazla zorlama
Fellow - Sınıf arkadaşı (Sınıf arkadaşı olarak "classmate" de olur ama bu daha samimi olarak.)
So,what's the point? - Konu nedir?

Dessert ve desert kelimeleri.

Dessert : Tatlı demek. (telaffuz : disört)
Desert : Çöl. (desırt)

I desire it ! - Bunu arzuladım.

Get out
Get out of here
Get the f*ck out of here

Defol.

-----------------

What is going on here?
What the hell is going on here?
What the f*ck is going on here?


Ne oluyor burda?

----------------

On the earth kalıbı,lanet olası gibi bir şey.Mesela eve gidiyorsunuz hiç tanımadığınız bir adam evde;

Who is this guy on the earth?

-----------------

Even kalıbı,bile demek.Sonrasında isim kullanılır.

Anyone can do that, even Ahmet.

Bunu herkes yapabilir, Ahmet bile.

---------------

Fish kelimesi bir yere yeni gidenlere denir.

-------------

He has got balls.

Cesur demektir.Siz anladınız.

-----------

Keep + doing something.Bir şeyi yapmayı sürdürmek,devam ettirmek.

I keep doing my homework.


Keep it yourself.

Kendine sakla.Kimseye söyleme.

-------------------

My nose is running.

Burnum akıyor.

-------------

Aklıma geldikçe eklerim ben. 



in fact >> aslında
actually >> sahiden, gerçekten, aslında
almost >> hemen hemen, neredeyse
perhaps >> muhtemelen, belki
probably >> muhtemelen
unfortunately >> maalesef, ne yazık ki
fortunately >> neyse ki, neredeyse, iyi ki, Allahtan
also >> -de, -da, ayrıca
certainly >> tabi, elbette
recently >> son günlerde
currently >> şu an


I guess >> sanırım
I see >> 'anladım, anlıyorum' anlamında
I think >> bence
I mean >> yani, demek istediğim
In my opinion >> bana göre, bence
I don't care >> umurumda değil
I don't mind >> farketmez, bana uyar
It doesn� matter >> önemli değil, bir önemi yok
I� back >> döndüm, geri geldim
I got it >> buldum! yaptım! ettim! vs. gibi
That� it >> hepsi bu!
so be it >> iyi öyle olsun/peki öyle olsun gibi anlamlarda kullanılabiliyormuş

Can you imagine? >> düşünebiliyor musun?
any question? >> sorusu olan?
be right there >> hemen geliyorum

Here we go >> gidiyoruz, başlıyoruz
Here we are, here i am >> işte geldik-geldim, burdayım!
Time to go-brekfast�>> gitme vakti, kahvaltı vakti�
Check it out >> izleyelim, bakalım
Take a look >> izleyelim, bakalım, görelim anlamında gene
as soon as possible >> en kısa zamanda, mümkün olduğu kadar çabuk, ilk fırsatta

Time� up >> süre bitti!
give up >> pes etmek

Hey there? >> orda mısın?
Shame on you >> utanmalısın, utan!

anyway �whatever >> her neyse
never mind >> unut gitsin, boşver
by the way --> bu arada (yazışmalarda, internette vs 'btw' diye de yazılabilir)
my way >> benim yönüm-tarzım (i do it my way mesela, istediğim şekilde yaparım,tarzımla yaparım-(Teşekkürler ''ÇekilinBenTercümanım'')
no way! >> olamaz!
get out my way >> çekilin yolumdan!
here near >> orda burda

Excuse Me ? >> bakar mısınız?, pardon, izninizle

done? >> bitti mi, yaptin mi anlamında
right? >> 'öyle değil mi?, değil mi?'

Not at all , No worries , Thats Ok , Thats Alright , No Problem,You're welcome >> birşey değil

what's up? >> ne var ne yok?, durum nedir? (Cevap olarak o andaki durumunu söyleyebilirsin. "Just hanging out" gibi mesela. ya da "nothing" "not much" kalıpları kullanılır - Teşekkürler ''ThoRiuM'')
what� the matter? >> sorun ne?, problem ne?
what� going on? >> neler oluyor?
How is it going? >> nasıl gidiyor?
How are you doing? >> nasılsın? nasıl gidiyor? gibi
What are you doing --> napıyorsun? naber? anlamlarında gene
What are you talking about? >> Sen neden bahsediyorsun? (Neden söz ediyorsun, ne diyorsun sen?)
What do you mean? >> Ne demek istiyorsun? - Neyi kastediyorsun?

Are you kidding me? >> Benimle dalga mı geçiyorsun?

i am doing good >> iyi gidiyor
Pretty good >> cok güzel anlaminda

there is no option-other way >> başka seçenek yok-başka yolu yok!
no option! >> seçenek yok!

take it easy >> Ağır ol,sakin ol
Cooldown �calmdown >> sakin ol!
be cool >> sakin ol
be smart >> akıllı ol
good for you >> aferin
do something >> birşeyler yap
give me a favor >> bana bir iyilik yap
dont get me wrong >> yanlış anlama

good appetite, bon appetite >> afiyet olsun
get well soon >> geçmiş olsun
god bless you >> çok yaşa
and the same to you >> sen de gör!
Have a heart! >> insaf be!

It's me 'xXx' >> 'Benim 'xXx' kapıdan girdin, kimsin diye soruldu vs gibi durumlarda

forgive me --> beni affet, bağışla

that`s none of your business >> bu seni ilgilendirmez!
What is it to you? ==> Sana ne ??
What is it to me? ==> Bana ne?

In other words >> başka bir deyişle

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Get out
Get out of here
Get the f*ck out of here >> Defol.

What is going on here?
What the hell is going on here?
What the f*ck is going on here? >> Ne oluyor burda?

On the earth kalıbı,lanet olası gibi bir şey.Mesela eve gidiyorsunuz hiç tanımadığınız bir adam evde;
>> Who is this guy on the earth?

Even kalıbı,bile demek.Sonrasında isim kullanılır.
Anyone can do that, even Ahmet. >> Bunu herkes yapabilir, Ahmet bile.

Keep + doing something.Bir şeyi yapmayı sürdürmek,devam ettirmek.
I keep doing my homework.
Keep it yourself >> Kendine sakla.Kimseye söyleme.

My nose is running >> Burnum akıyor. (Teşekkürler NuterX)
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------
bloody hell! -------Hadi ordan! (İngilizler kullanıyor)

keep it change-------Üstü kalsın

how nice can that be �gt; ne kadar iyi olabilir ki !?

keep your promise! �gt; sozunu tut!
forgive me �gt; affet
dont fool around �gt; oynama (argoda el-kol sakalasmasi esnasinda soylenendir)
dont under-estimate me! �gt; beni kucumseme!
take responsibility �gt; sorumluluk al !
get well soon �gt; geçmiş olsun
ne demek istediğimi anlatabiliyor muyum? �gt;
���an you understand what i mean?
���o u understand What im explaining to you?
���ngiltere ing.o u understand what i� explaining to you?
���merikan ing. do you know what i ** mean?
...........Do you understand what i am talking abouth?
you should defend me �gt; beni savunmalisin
dont take sides �gt; tarafff tutma!
hows your studies �gt; derslerin nasil
can you be open with me �gt; benimle acik ol
i wana be open with you �gt; seninle acik konusmak istiyorum
dont need to say much �gt; fazla soze ne gerek!
im bored of this conversation �gt; bu konudan sıkıldım
im boared of this place �gt; bu mekandan sıkıldım
thats the last place to go to �gt; o gidilecek en son yer
im here to doss �gt; gezmeye geldim buraya
pay attention to what i ** saying �gt; söylediklerimi dikkate al
theres some facts i need to explain �gt; anlatmam gereken gercekler var
take some time off �gt; biraz dinlenmelisin
take a break �gt; ara ver
your going over your limits �gt; sınırlarını asıyorsun!
watch your boundaries �gt; haddini bil!
i ** stressed out there days �gt; bu aralar gerginim
ive been stressed lately �gt; son zamanlarda gerginim
thanks to me �gt; benim sayemde
it has to be like this �gt; boyle olmasi gerekiyorr (Teşekkürler rzorone)
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------

what have you been up to ? == ne haltlar karistiriyorsun
shouldn't you be at work ? === iste olman gerekmez mi
you been keeping busy ? ==== yogunmuydun
Haven't we met before ? === daha once tanismamismiydik (tipik kizlara solenen yalan :)
couldn't be better === bundan iyi olamam
keeping my self busy === ugrasiyoruz iste
been up to no good === bir derdim yok
same as usual === herzamanki gibi
so-so === soyle boyle
let's go for a drink === hadi bisiler icelim
I'm snowed under === isim basimdan askin
have you met ? tanistiniz mi (sonuna isimde atabilirsiniz have you met mustafa gibi)
how you doing === nasil gidiyor
how you been === nasilsin
nice meeting you === tanistigimiza sevindim
what a pleasure to meet you === sizinle tanismak buyuk zevk
I'm glad to meet you === tanistigimiza memnun oldum
I have heard so much about you === sizin hakkinizda cok sey duydum
I'm sorry what was your name again ? === pardon ,isminiz neydi ( ismini yaklayamadinizda yada tekrar sorma ihtiyacinda )
how's with you === naber
can I call you back ? something has come up ? ben seni sona arayabilirmiyim . simdi bi sism ciktida
I won't keep you any longer === seni daha fazla tutmayayim
ready to roll ? === tuyelim mi
let's blow this pop stand === bu b*tan yerden gidelim
let's hit to road === yola koyulalim
I'll see you real soon === yakinda gorusuruk
catch you later === yakinda gorusuruz
let's get together soon === bi ara goruselim
see you then ==== soan gorusuruz
see you soon === yakinda gorusmek uzere
It's been a real pleasure === tanismaktan zevk duydum
(it was ) nice to see you === sizi gordugume sevindim good to see you dersenis ; sizi gordugum iyi oldu olur
retreat == kacalim
let's keep in touch === baglantimizi koparmayalim
I'll be in touch === ararim seni
sure == tabi ... mesela biri gecebilirmiyim yada su sandalyeyi alammi dediginde kisaca sure diyebiliriz
right on == cok dogru
i agree == ayni fikirdeyim
well said === aynen oyle
that's for sure === bu kesin
I have no problem with that === buna bi diyecegim yok herhangi bi problemim yok
it's good enough == yeterince iyi
it'll do == ise yarar
i like it == hosuma gitti
i love it == bayildim
i think it's great === bence harika
it couldn't be better yada never been better === daha iyisi olamaz
that's just what i needed === tam istegim yada ihtiyacim olan sey
i dig it == caktim olayi
i see what you meen === ne demek istedigini anladim
i know what you meen === ne demek istedigin biliyorum
i got you yada gotcha === anladim
i got it === anladim
get it yada do you get it == anladin mi
do you see what i meen === nedemek istedigimi anliyormusun
are you with me on this == bu konuda hemfikirmiyiz
not a chance === imkani yok
no way == dunyada olmaz yada olamaz
you missed the boat === meseleyi anlayamiyorsun
you are wrong == yaniliyorsun
that's not true == bu dogru degil
you'r dead wrong === tamamen yaniliyorsun
baloney === palavra
bullshit == sacmalik
that's load of crap === sacmaligin daniskasi
that's a big fat lie === bu koca bi yalan
that's out of the question === bu soz konusu olamaz
that's insane === bu cok sacma
it stinks yada it sucks yada it awful == berbat
i don't care for it == o beni acmadi
it's not my style == benim tarzim degil
i can't stand it === ona tahammul edemiyorum
it's not for me === bana gore degil
not a chance === imkani yok
you're out of luck === hic sansin yok
save your breath === bosuna nefes tuketme
over my dead body == cesedimi cignemen lazim :)
you don't have a leg to stand on === desteksiz atiyosun
you're way of base === mevzuya uzaksin
listen up yada here=== beni dinle
hear me out === lafimi sonuna kadar dinle manasinda
now hear this === iyice dinle kulaklarini acta dinle gibi
do i have your hear === beni dinliyormusun
look at this yada take a look at this === buna bak
I'm talking to you === sana soluyom
that's a sight for sore eyes === bakmaya doyum olmaz :)
did you heard what happened === olanlari duydun mu
guess what i just found out === bil bakalim ne ogrendim
you got a minute === bi dakkan var mi
can we talk === konusabilirmiyiz
make no bones about it === mirin kirin etme
here's the bottom line === demem o ki ...
what's your point === soylemek istedigin ne
what's the point === mevzu ne
read my lips === agzimdan cikani dinle
lay it on the line === acik acik soyle
cut the crap === kes sacmalamayi
stop beating around the bush === lafi dolandirip durma
so it would seem === oyle gorunuyor
as I've said === soledigim gibi ...
their bosom buddies == can ciger kuzu sarmasi
we're pretty tight === baya yakiniz
care if i join you === size katilmamda sakinca var mi
care to join us ? === bize katilmak istermisin
could i buy you a drink === size bi icki alabilirmiyim
could i have the next dance === sonraki dansi bana lutfedermisiniz
don't i know you from somewhere === sizi bi yerden taniyomuyum :)
let's get out of here == hadi burdan defolup gidelim
i'm standing behind you == senin arkandayim
you can count on me === bana guvenebilirsin
i'm here if you need me === bana ihtiyacin olursa burdayim
give it your best === elinden geleni yap
hang in there === dayan cesaretini yitirme
stick it out === sonuna kadar dayan
give it shot === bi dene
keep at it === israrla devam et
go on yada get going yada get moving == devam et
knock your self out === disini tirnagina tak
are you just going to sit there === orda oylece oturacan mi
is that it === bu kadar mi
that won't do it === bu ise yaramaz
just a minute === bi dakika
hold your horses == bekle biraz
every thing will come together === hersey yoluna girecek
there's time for everything == herseyin bir zamni vardir
take one day at a time === takma kafana
take good care of it == ona iyi bak
keep an eye on it === ona gozun gibi bak
now you've done it === simdi ayvayi yedin
slow down === yavas ol
be calm yada calm down yada calm yourself simmer down ==== sakinles
is he nuts == delimi ne
what's your deal === sorunun ney
have you lost your mind === kafayimi yedin
what's with you === neyin var
i don't get it === anlamadim
would lie to you === sana yalan solermiyim
let me myself clear === musade et derdimi bi anlatayim
allow me to clarify === musade etde aciklayim
you'r taking out of kontext === lafi baska yere goturuyosun
it's for sure === kesin
it's a sure thing === kesin
it's a clear as day === gun gibi ortada
any fool can see it == anlamamak icin gerzek olmak lazim
it's as good as done === oldu bitti
you can't fool me === beni kandiraman
that's the way it goes === hayat boyle
every cloud has a silver lining === her iste bi hayir vardir
by the way ... === bu arada ....
if you ask me ... === bana sorarsaniz ....
what was that === ne dedin anlamindandir
please write it out === yazarmisiniz lutfen
be my guest === elbette ,buyrun
sorry to be a bother === rahatsiz ettigim icin ozur dilerim
same to you === sanada
likewise=== bende , aynen
be there in a minute === bi dakka sona orda olurum
could i be excused === beni mazur gorurmusunuz
i didn't mean it that way === oyle olsun istemedim
i didn't mean it === onu kasdetmedim
i take the blame === suc benim
that's all right yada that's okay yada it's okey === onemli degil
dont worry about it === merak etme
smart-ass === ukala
watch it == dikkat et
watch yourself === gergin ortamda ayagini denk al anlaminda
as if i care yada like i care === sanki umrumda
i overslept === uyuya kalmisim
farewell === elveda

off yoruldum sira sizde :) (Teşekkürlerx2 Rainbow6)

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Make yourself at home ---> Kendini evinde gibi hisset, rahatına bak
Be my guest ---> Keyfine bak demektir. Örneğin birisi "sandalyeye oturabilir miyim?" diye sorduğunca cevap olarak kullanılabilir. (Teşekkürler Fearless)

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------
I don't give a f*ck:Beni hiç ilgilendirmiyor.

I don't give a flying f*ck:Beni hiç ama hiç ilgilendirmiyor.(Burda flying hiç katsayısını yükseltiyor)

Correct me if i'm wrong:Yanlışsam beni düzeltin.

Consider it done:Olmuş bil.

Fire away:Soru sormak

Are you high?:Kafan mı iyi? (Teşekkürler hammerdown)

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------
I can't be arsed... (to work, to go vs)
"Uğraşamam" gibi bir manası var. İngilizler falan kullanıyor genelde sanırsam.

Scooch over
Kenara kay... Koltukta oturan birine söylüyorsunuz mesela kenara kayıp yer açması için

Bir iki cesaret ve "ball" ilişkisi.. :D
Balls of steel (yine cesur manasında... he's got balls of steel. )
He's got a pair. (Cesur manasında)

Balls! (Dammit! Goddamn! vs benzeri )

dragging one's feet (bir şeyi erteleyip durmak, oyalanmak.... "stop dragging your feet" )

pulling one's leg (kafa bulmak, kandırmak ... "Are you pulling my leg?" ) (Teşekkürler Draugnar)
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------

talk to my hand. ..............umrumda degilsin ilgilnmiyorum bir diger anlami shut up
safe and sound...............sag salim ulasmak
are you out of your f%#^]n mind?........ aklinimi kacirdin
irish twins.....1 sene aralikla dogan kardeslere deniyor:)
egg alert.......biri pirtladiktan sonra soylemesi erken uyari
deja boo.....ayni hallowen kostumunu her sene giymek
mac envy.......mac kullanicilarini kiskanma

"I just upgraded to Vista."
"I got a mac."
"BITCH!"
"That's a case of mac envy if I ever saw it."

no drama......hersey yolunda
food baby.....cok yediginizde gobek siser siskinligie deniyor
no hair of my balls.......butun enkaza ragmen iyimser olmak;)
cheappuccino.......dandik kahveye verdikleri isim bizde pki 3+1 ler gibi
cubicle coma..... sabah kotu kalktiniz fakat yogun bir gununuz var birden enerji gelir bu duruma deniyor.
ex with benefits....ayrilmis ciftlerin fiziksel birlesmesi
gay buffer....otobuste parkta hemcinsinizin yanina oturuken bir bosluk birakiriz o araligi verilen isim
shut up and keep talking!.......bir olayi anlatirken gereksiz detaylar veriliyorsa bu cumle soylenir.birak onuda ne oldu onu anlat gibi

sugar honey iced tea!

sugar....S
honey....H
iced.......I
tea........T

bunlar pek kullanilmaz tabi ama dikkatimi cekenler (Bunlar cidden çok uç kullanımlar ama eline sağlık tabi ki :) ''Teşekkürler rooftop'')

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------

looking for --> aramak, göz gezdirmek, araştırmak. Cümlede: I'm looking for a job - İş arıyorum. Yani örneğin iş arıyorum derken I'm searching a job değil, I'm looking for a job şeklinde tercih edilir. Veya I'm looking for an action movie. DVD mağazasına giren birinin "bir aksiyon filmi arıyorum" demesi gibi.

Bir de şöyle bir örnek vereyim ki gerçekten yararı olacağına inanıyorum:

Örneğin: I'm looking for an action movie which has a horror theme at the same time.

Aynı zamanda korku içeriğine de sahip olan bir aksiyon filmi arıyorum.

Burada dikkat çekmek istediğim nokta "which" idir. Normalde Which ingilizcede "hangi" demektir. Fakat böyle cümlelerde which cümleyi birbirine bağlar. Eğer bahsettiğiniz şey bir nesne değil de kişiyse which değil who kullanırsınız.

Örneğin: I'm looking for someone who is too lazy. I've heard that he is working with you.

"Oldukça tembel olan birini arıyorum (yani buralarda olduğunu biliyor o tembel birinin, "şu tembel olan adam var ya hani, onu arıyorum" der gibi diyor). Seninle çalıştığını duydum."

Burada Who'dan önce gelen kelimeleri silelim. Sonuç Who is too lazy? şeklinde "Kim oldukça tembel?" şeklinde soru cümlesine dönüyor. Ama tüm cümleyi ele alınca yukarıdaki anlam çıkar.

Bu arada yeri gelmişken şunu da belirteyim, cümledeki I've heard that he is working with you bölümünde de who ile which'in görevine benzer görevde olan "that" vardır. Örneğin That he is working with you desek anlamsız bir cümle çıkar değil mi? Ama I've heard that şeklinde başlarsak eğer (veya başka bir fiil), ardından gelecek olan eyleme "-uğunu, -ığını, -üğünü" vs. gibi anlamlar ekler o that kelimesi. (bkz. "seninle çalış-"tığını" duydum)

Umarım düzgün anlatabilmişimdir. ( Teşekkürler Dante)

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------

fimlerde genelde duyabileceğimiz kalıpları anlamını bilmeyen arkadaşlar için buraya taşıman, onlar için yararlı olacaktır.

"What's up ?" konusuna takılmış insanlar 1. sayfada ve 4. sayfada dişe dokunur bir bilgi yok, kendi birikimimle biraz bilgi vereyim dedim.

"What's up?" aslında genelde cevap isteyen bir soru değildir. Mesela yolda yürürken bir arkadaşınız size "heey,what's up?" diyebilir. "hey buddy, how are you doing?" ya da "hey, how are you?" şeklinde cevap verebileceğiniz gibi, "not much." kalıbını kullansanızda yanlış olmaz. kafanıza göre "good,cloudy" falan da diyebilirsiniz. hatta yok ben espri yapcam derseniz "nothing's up" ya da "everything's down" da diyebilirsiniz. ama dediğim gibi "what's up" sorusu genelde konuşma başlatıcı bir sorudur, cevap verseniz de olur, vermesenizde.

Not: "what's up" ın ayrıca "ne oldu?" anlamı da vardır. örneğin; bir arkadaşınızla yürüyorsunuz, bir anda ayağınızı taşa vurdunuz ve hemen kenara çöktünüz, "ouch" falan dediniz işte, oda size "what's up ?" diyebilir.

konuşma dilinde wazzup ya da what up(whaddap) şeklinde okunabilir.

Hatta şu an amerikalı bir arkadaşımla konuşmamın bir kısmı;

...
- I wanna ask something
- yeah, what's up?
....

şeklinde kullanımına da ilk kez rastladım.(Teşekkürler SieGeRRR)

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------



gül güle kullan,hayırlı olsun --> "Birbirine çok yakın kalıplar, bu yüzden söyle diyebiliriz İngilizce olarak, yeni Araba alan bir kişiye (örnek olarak); Güle güle kullan veya hayırlı olsun anlamında, Congratulations./May it go well."



banane --> bunun icin tavsiye So What (ayni karisilikta olmasada "ne var yane" anlaminda kullanilir. veya "Its nothing to do with me" It`s not my business, it`s not my problem veya I`m not interested (ilgilenmiyorum)...


whats chrome? =wassup? =whats new? --> naber
whats *****in'?=whats cranking?=What are you up to? --> naber la napıyon?
x = whats up (n'ber)
y= so so (soyle boyle, ehh iste) veya not so good, not so bad (ne iyi ne kotu)

chillin' --> rahat modda takılmak
ör:
A:yo mayne whass *****in?
B:Just chillin

...var mi? --> Is there a restaurant here? veya Do you have a lighter?

...istermisin? --> Do you want to drink a tea? (Cay icmek istermisin?)Would you like to drink a tea? ( Cay icmek istermiydiniz?)

...alabilirmiyim? --> Can I have this paper? (Bu kagidi alabilirmiyim?) veya May I have this paper? ( Ayni sekilde, fakat burada izin isteniyor May kullanildigi icin).


fuc.in cold --> hava çok soğuk olduğu zamanki verilen tepki

evim evim güzel evim > home, sweet home

-den dolayı,yüzünden -->due to/becouse of
.....due to:cansız bir nesne yüzünden->the school has been closed due to an outbreak of cholera(kolera salgını yüzünden okul kapandı)
.....becouse of:canlı varlıklar/eylemler yüzünden->we have missed the bus becouse of you!(senin yüzünden otobüsü kaçırdık!)
Bana şans dile-->"wish me luck" ya da "keep your fingers crossed"


hım,bi bakalim --> let me have a look ( misal size gosterilmek istenen birsey var (elbise, canta vs gibi ornekler olabilir).. bu kalip kullanilabilir.)

ne kadar surer? -->
..............how long will it take? ( misal bir araba tekeri degistiren birine sorulan kaliptir.ornekler cogaltilabilir, ders calisana, bulasik yikayana, yemek yapana sorulabilir.)

..............how long will you be? (misal, eve gelmekte olan bir sahisa sorulur. gelmen ne kadar surer anlaminda gibi... "how long are you gonna be" kalibida ayni anlami icerebilir...)
Dont make me hit you/beat you/kill you.--> Kendini bana öldürtme, dövdürtme!

He is a nerd --> Derslere cok calisan,inek

this is bullshit! - bu sacmalik

let me say something --> birsey diyecem

tell the truth --> dogruyu soyle!

you hear that --> duydun mu?

how nice can that be --> ne kadar iyi olabilir ki !?

keep your promise! --> sozunu tut!

dont fool around --> oyalanma manasına geliyor (gereksiz işlerle ugraşip boşa vakit harcayana soylenir) Düzeltildi (Teşekkürler Hatta)

dont under-estimate me! --> beni kucumseme!

take responsibility --> sorumluluk al !

ne demek istediğimi anlatabiliyor muyum? -->
...............Can you understand what i mean?
...............Do u understand What im explaining to you?
...............ingiltere ing.o u understand what i'm explaining to you?
...............amerikan ing.:do you know what i am mean?

dont be so bad --> bu kadar kotu olma

i have nobody --> kimsem yok

i said, give me that --> ver onu bana dedim!

can i get off, please --> inebilirmiyim lutfen (halk otobusunde iken kullanilir

can you tell me when to get off ? (nerede inecegimi soylermisiniz) ineceginiz duragi
bilmediginizde otobusteki birinden bu sekilde yardim alabilirsiniz)
daha akilda kalan bir kalip isterseniz kisaca
where do i get off da diye bilirsiniz.

you should defend me - beni savunmalisin

dont take sides - tarafff tutma!

hows your studies - derslerin nasil
can you be open with me - benimle acik ol

i wanna be open with you - seninle acik konusmak istiyorum

dont need to say much - fazla soze ne gerek!

im bored of this conversation - bu konudan sıkıldım

im bored of this place - bu mekandan sıkıldım

thats the last place to go to - o gidilecek en son yer

im here to doss - gezmeye geldim buraya

pay attention to what i am saying - söylediklerimi dikkate al

theres some facts i need to explain - anlatmam gereken gercekler var

take some time off - biraz dinlenmelisin

take a break - ara ver

your going over your limits - sınırlarını asıyorsun!

watch your boundaries - haddini bil!

i am stressed out these days - bu aralar gerginim

i�e been stressed lately - son zamanlarda gerginim

thanks to me - benim sayemde

it has to be like this - boyle olmasi gerekiyorr

To get rid of - Basindan savmak veya kurtulmak

To rip off - Kaziklamak, araklamak , yurutmek

i just cant get you out of my head >> seni aklımdan cıkaramıyorum

You are more than welcome >> Başımın üstünde yerin var.

you dont mean nothing at all to me.... benim için birsey ifade etmiyorsun..


Bazı deyim ve atasözleri (Teşekkürler jackosman)
....................................................................................

You can not teach an old dog new tricks. 

Eski köpeğe yeni numaralar öğretemezsin. [YANLIŞ] 

Ağaç yaşken eğilir. [DOĞRU] 

...................................................................................

Time is money. 

Zaman paradır. [YANLIŞ] 

Vakit nakittir. [DOĞRU] 

...................................................................................

Between the devil and deep sea. 

Şeytan ile derin deniz arasında. [YANLIŞ] 

Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık. [DOĞRU] 

...................................................................................

It is never too late to mend. 

Onarmak için asla geç değildir. [YANLIŞ] 

Zararın neresinden dönersen kârdır. [DOĞRU] 

...................................................................................

Two heads are better than one. 

İki tane kafa bir taneden iyidir. [YANLIŞ] 

Akıl akıldan üstündür. [DOĞRU] 

...................................................................................

Many hands make light works. 

Birçok el, ışığı yakar. [YANLIŞ] 

Bir elin nesi var, iki elin sesi var. [DOĞRU] 

...................................................................................

Where there is life there is hope. 

Hayatın olduğu yerde umut vardır. [YANLIŞ] 

Çıkmadık candan ümit kesilmez. [DOĞRU] 

...................................................................................

Once thief, always a thief. 

Bir defa hırsız olursa, her zaman hırsızdır. [YANLIŞ] 

Alışmış kudurmuştan beterdir. [DOĞRU] 

...................................................................................

Walls have ears. 

Duvarların kulağı vardır. [YANLIŞ] 

Yerin kulağı var. [DOĞRU] 

...................................................................................

As you make your bed, so you lie on it. 

Madem yatağını yaptın, şimdi üzerine yat. [YANLIŞ] 

Kendi düşen ağlamaz. [DOĞRU] 

...................................................................................

The apples on the other side of the wall are the sweetest. 

Duvarın diğer tarafındaki elmalar daha tatlıdır. [YANLIŞ] 

Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür. [DOĞRU] 

...................................................................................

A burnt child dreads the fire. 

Yanmış çocuk ateşten korkar. [YANLIŞ] 

Sütten ağzı yanan, yoğurdu üfleyerek yer. [DOĞRU] 

...................................................................................

All his geese are swans. 

Onun bütün kazları kuğudur. [YANLIŞ] 

Kuzguna yavrusu şahin görünür. [DOĞRU] 

...................................................................................

Give a dog a bad name and hang him. 

Bir köpeğe kötü isim tak ve onu idam et. [YANLIŞ] 

Adamın adı çıkacağına canı çıksın. [DOĞRU] 

...................................................................................

Cleanliness is next to godliness. 

Temizlik dindarlığın yanındadır. [YANLIŞ] 

Temizlik imandan gelir. [DOĞRU] 

...................................................................................

All truth is not always to be told. 

Bütün gerçekler her zaman söylendiği gibi değildir. [YANLIŞ] 

Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar. [DOĞRU]


---------------------------------------------------------------------------------------------------------------
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Dökümanlar

İngilizce Öğrenme Kılavuzu : Faydalı olabilir, bi göz gezdirmenizde yarar var. 315 kb zaten
http://www.gezginler.net/modules/mydownloads/singlefile.php?download=ingilizce-ogrenme-kilavuzu&lid=2371

Eğitimofis'in hazırlamış olduğu Türkçe anlatım ingilizce eğitim seti, linkler sağlam hala
http://www.kullan.net/program_indir/6000-goruntulu-ingilizce-egitim-seti-turkce-anlatim.html

Sözlük olarak Redhouse 3'ü öneririm kesinlikle. Yaklaşık olarak boyutu 700 mb. İnternette kolay bi araştırmayla bulabilirsiniz. Yeni sürümü çıkmış sanırım 3.1, kullanmadığım için birşey söyleyemiyorum şu an.

Program olarak Tell Me More eğitim setini önerebilirim. Siz arayıp bulun onu burdan paylaşmayalım + Olarak piyasada Daylight, Rosetta Stone gibi başka setler de var. Hepsine göz gezdirin, hangisi hoşunuza giderse onu kullanın. Ama okuduğum kadarıyla Tell Me More daha çok tavsiye ediliyor, bilginize.